Sen Ezanın Manasını Biliyor Musun?
“Allahu Ekber: Allah Teâlâ o kadar büyüktür ki kâinat içerisinde senin zerre kadar hükmün olmayarak yaptığın ibadete ihtiyacı yoktur. Asıl ibadete muhtaç olan sensin. İhtiyaç nazarıyla ibadete bak, ondan istifade et. Allahu Ekber!
Eşhedû en lâ ilâhe illallah; şehadet ederim ki Allah’tan başka bir ilah yoktur. Dolayısıyla başka ilahlara müracaat edipte yorulma, Allah’tan başka ilah yok.
Eşhedü enne Muhammeden Resulullah; şehadet ederim ki Peygamber Aleyhisselâm onun abdi ve resulüdür. Madem onun resulüdür, elçisidir; elçi hâşâ yalan söylemez. Söylediği her şey doğrudur. Madem Allah’a itaat edenin, namaz kılanın cennete gireceğini söylüyor; asi olanların, baş kaldıranların da cehenneme gideceğini söylüyor o zaman buyurun namaza. Burada iki mana ortaya çıkar:
Hayya ale-salah: “Namaza gel ki büyük bir hayra kavuşasın.” Bu söz birinci manaya işarettir.
Hayya alel-felah: “Bu önemli farzı yerine getirmeye gel ki acıklı azabtan kurtulasın. Çünkü namaz sizin kurtuluşunuzdur. Cehennemden kurtuluş…” Bu söz de ikinci manaya işarettir.
Ezanı dinleyen bir kimse bu kısımda şöyle demelidir. “La havle velâ kuvvete illâ billah-Ya Rabbi! Senin yardımın olmadan ben hiçbir şey başaramam. Ve senden başka dayanacak hiçbir şeyim yok.” Bunu söylemek müstehaptır. Burada kula yapacak hiçbir şey kalmadığından insan gevşeklik gösterebilir. O yüzden müezzin tekrar “Allahüekber ve “Lailaheillallah” der ki bu insandaki gevşekliği giderir.
Allahu Ekber: “Allah senin ibadetine layık olmayacak derecede büyüktür. Öyle ise fayda hep senindir.” demektir. Bunları söylemekle kulun gevşekliği gider.
Lâ ilahe illallah: “İbadete müstahak olan yalnız Allah’tır, azabdan kurtarıcı da O’dur.” demektir. Bu kelime-i tayyibe ümitsizliği giderir.”
Tasavvuf öyle bir zemindir ki, burada ilim amele dönüşür. İlim; eğer amele, kalpte imana, muhabbete dönüşmüyorsa bir kıymeti yoktur. Abdurrahman-ı Tağî Hazretlerinin Gavs-ı Hizan Hazretlerinin yanındaki hızlı ilerleyişinin sebebi de buydu. Çünkü onlar kâl ilmiyle değil hâl ilmiyle amil olan kullardı.
KAYNAK: NURŞİN ESİNTİLERİ DERGİSİ
- tarihinde oluşturuldu.